Prof.Dr.HAYDAR BAŞ

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


6 Haziran 2013
font boyutu küçülsün büyüsün

Bahçeli'nin ve yeni MHP'nin gerçekleri


Bir süredir twitter hesabımızda bugünün MHP çizgisi ve lideri Bahçeli hakkında bilgiler veriyoruz.

Bizi yakından takip eden bazı ülkücü kardeşlerimiz, yalnızca MHP'nin icraatlarını ortaya koyarak yaptığımız eleştirileri, oy kazanmak gayesi ile ortaya atılmış iddialar olarak değerlendirdiler.

Merhum Alparslan Türkeş zamanındaki Milliyetçi harekete ve kadroya saygımız vardır. Bendeniz de gençlik yıllarımda bu camianın eğitim kamplarında bulunmuş ikinci reis olarak vazife almıştım.

Ancak Sayın Türkeş'in vefatından sonra MHP, aynı çizgiyi muhafaza edememiştir.
Yeni MHP anlayışında millet, vatan, devlet yoktur. Yapılanlar tamamen globalizmdir. 

Onun için biz, sözde milliyetçiliğe karşıyız.

Bu yazıyı ülkücü tabandan olup da, Bahçeli'yi halen Türkeş zihniyetinde zannedenlerin dikkatine sunuyoruz.

Amacımız, Türkiye'nin içinden geçtiği bu zor dönemeçte kurtuluş olarak görülen MHP'nin aslında şikayet edilen AKP'den farkı olmadığını ortaya koymaktır.

Zira son dönemde protesto eylemleri ile sarsılan ülkemizde MHP'nin getirildiği nokta, anayasal hak kullanan eylemcilerin yanı değil, karşı safı olmuştur.

Öyle ki, Ankara'da protesto için Sezenler Caddesi'nden Kızılay'a gitmek isteyen bir grup genci, Ülkü Ocağından çıkanlar, döverek geri çevirdiler.

Oysa toplanmak, düşünce ve kanaatlerini açıklamak bir hak ve hürriyettir.

Anayasa'nın 26. maddesi, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir" demektedir.

34. madde ise, "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" şeklinde yazılmıştır.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, AKP'nin ve onun safındaki MHP'nin eylemcilere takındığı tavır Anayasal suçtur.

Biz, bu suçu işleyen MHP'yi eleştiriyoruz.

Bahçeli olayların patlak verdiği günlerde, bir yandan orantısız güç kullanımı nedeniyle hükümeti eleştirirken, diğer yandan da 'eylemlerde maksatlarını aştılar' gerekçesi ile protestocuların karşısında yer almıştır. 

Eylemcilerin üzerine tazyikli su sıkılırken ve biber gazı kullanılırken, sanki üzerlerinde silah bulunmuşçasına vatandaşlar eleştirilmiştir.

MHP'nin, Anayasal hakkını kullanan vatandaşların gösteri ve protestolarını anarşi gibi değerlendirmeye çalışması, olsa olsa ülkeyi karıştırmak isteyenlerin kötü niyetidir.

Kaldı ki, Bahçeli hangi yetki ile Anayasal bir hakkın kullanımını eleştirir ve yanında yer alanları da bu suça ortak edebilir?

Sizin böyle bir yetkiniz, şahsınız ve camianız adına söz konusu değildir. Bunda ısrarlı olduğunuz zaman, camianızı da kullanarak terörizmi başlatmış olursunuz.

Dış mihraklı bazı çevrelerin emellerine alet olmaya başlayan MHP, yakın geçmişte de NATO'nun bazı işlerinde kullanılmıştır. Daha sonra da asker tarafından kullanıldıklarını bizzat kendileri ifade etmişlerdir.

Bizim eleştirdiğimiz de, bu işlere alet olarak, ülke ve millet menfaatine işler yapamayan Bahçeli ve yeni MHP'dir.

Ülkücü taban bağımsızlık, milliyetçilik, Türklük, Türk bayrağı derken, Sayın Bahçeli, Türkeş'in mirası olan bu değerleri bir kenara bıkarak, bakınız hangi icraatlara imza attı:

Amerika'nın, BOP'a destek olacak bir parti arayışının konuşulduğu günlerde, Bahçeli aniden seçimi gündem etmiş ve AKP iktidara getirilmişti.

Wikileaks Belgeleri'nde, Erdoğan'ın gayri meşru işleri yayınlandığında, Bahçeli Erdoğan'a sahip çıkmış;  "AKP ne kadar yanlışa düşse de ve ihanete uzanan hatalar yapsa da bunları biz milletimizden başka kimseyle konuşmayız" diyerek Erdoğan'ın açıklarını kapamıştır.

"Şike Yasası" yüzünden AKP'nin içten çatırdadığı konuşulurken; Bahçeli, Vatan Gazetesi'nden Deniz Güçer'e, "Tek başına iktidar olmuş bir partinin kaosa girmesi, o partiden ziyade Türkiye'ye zarar verir" diyebilmiştir.

2007'de Abdullah Gül'ün Çankaya'ya çıkartılmasındaki sayı krizi, Bahçeli'nin desteği ile aşılmıştır.

AKP'ye açılan kapatma davasıyla ilgili olarak Bahçeli, "Açılan bu davanın sonuçları ve yansımaları hukuki alanla sınırlı kalmayacak, bu sürecin çok derin siyasi etkileri olacaktır" şeklinde beyanla adeta "AKP'yi kapatmayın" sinyali vermiştir.

Suriye konusunda tezkere çıkarken AKP'ye destek veren Bahçeli'dir.

AKP'li Galip Ensarioğlu'nun "BDP ve PKK'nın talep ettiği 'özerk'liği bile aşan 'bütünşehir' reformu ve federatif yapılanma adımı" dediği Büyükşehir Yasası, Bahçeli'nin desteğiyle geçirilmiştir.

Son dönemdeki en önemli yanlışları ise, Yeni Anayasa'ya verdikleri destektir. Cemil Çiçek ile görüşen Bahçeli'nin destek açıklaması halen hatırlardadır.

Yeni Anayasa, terörle masaya oturanların şekillendirdiği ve ülkeyi federatif yapıya götüren alt yapıdır.

Bunlar, AKP'ye verdiği desteklerden örnekler… 

Bir de, koalisyon döneminde yaptıklarını aktaralım:

AB sürecinde Bahçeli, bakınız nelerin altına imza attı:

2001 yılında AB'nin ev ödevi olarak Katılım Ortaklığı Belgesi yayınlandı.

MHP'nin de yer aldığı koalisyon hükümeti, 2001 yılında Katılım Ortaklığı Belgesi'nin aynısını hükümet programı olarak ilan etti. 

Ulusal programda şu başlıklar vardı: 

1)  Milli dava Kıbrıs'ta BM Genel Sekreteri'nin önerdiği çözüm desteklenecek.

2) DGM'ler kaldırılacak.

3) TV'de anadil yayınına izin verilecek.

4) Tarım ve hayvancılık destekleri azaltılıp zamanla kaldırılacak.

5) Özelleştirmelere hız verilecek; TÜPRAŞ, PETKİM, POAŞ, THY, ERDEMİR, SEKA özelleştirme kapsamına alınacak.

6) Elektrik ve gazda üst kurullar kurulup bunların özelleştirilmesi sağlanacak.

7) Telekomünikasyonda üst kurul kurulup Telekom satılacak.

8) Sosyal güvenlik harcamaları kısılacak.

9) Vergi tabana yayılacak.

10) Petrol ve maden yatırımlarında yabancıların önündeki engeller kalkacak.

11) Yabancıların emlak edinmesi önündeki engeller kalkacak.

Bahçeli'yi, bu acı reçeteye imza attığı için eleştiriyoruz.

Bahçeli'nin MHP'si,  hem milliyetçi görünmekte, hem de AB'yi savunmaktadır.

Bağımsızlık yanlısı bir liderin, başkentini, bayrağını, parasını değiştirmesine imkan olabilir mi?

Avrupa başkenti, Avrupa bayrağı, Avrupa parasını kabul eden milliyetçi olabilir mi?

Biz işte bu Bahçeli'yi eleştiriyoruz.

Bunun yanında, idam cezasını kaldırarak APO'nun affını sağlayanlardan biri de Bahçeli'dir.

Hem "Teröre karşıyız" deyip Apo'nun asılması için ip atacaksın; hem de icraatta onun asılmasını sümen altı edeceksin… Siz bunu yapan Bahçeli'ye mi sahip çıkıyorsunuz?

İkiz Yasalar olarak bilinen self determinasyona imza atarak ülkenin federasyona gitmesinin önünü açanlardan biri de Bahçeli'dir.

Bu yasalarla siz, Türkiye'nin bölünmesine 'evet' dediniz; bugün hangi birlikten bahsediyorsunuz?

Tütün Kurulu, Şeker Kurulu oluşturularak tarım ürünlerine tahditler, kısıtlamalar getirilmesine izin veren; Telekomünikasyon Kurulu ile Telekom'un satışına ses çıkarmayan da Bahçeli'dir.

Tahdit Kanunları ile şeker pancarı, pamuk, tütün ekimini bitiren ve Türk tarımını dışa bağımlı hale getiren de Bahçeli zihniyetidir.

Şimdi de "Ben tarım kesiminin yanındayım" diyorlar. Tarımı mahveden kuralları getiren Bahçeli, nasıl Türk köylüsünün yanındayım diyebilir?
Doğalgaz Piyasası Kanunu ile doğal gazın özelleştirilmesine izin veren ve pek çok kamu kurumunun özelleştirmesini yapan da MHP'dir.

Kemal Derviş döneminde çıkan yasalarla kamu iktisadi kurumlarının satışına başlanmış, Bahçeli buna ses çıkarmamıştır.

Hem özelleştirmelere izin vereceksin, hem de "PETKİM, POAŞ satıldı, hesap soracağız" diyeceksin. Bu ikili tavrılar Bahçeli'ye aittir. 

Bakanı Enis Öksüz'ü o dönemde istifaya zorlayan da Bahçeli olmuştur.

Koalisyon döneminde Merkez Bankası'nın para basmasına yasak getirilmiştir.

Derviş yasaları ile devlet, geçmişe dönük bir düzenleme ile batan yabancı bankaların paralarına kefil olmuştu. Ve bu kefaletin faturasını vergiler yolu ile halk halen ödemektedir.

Hem bankalardan yana tavır koyacaksın, hem de "Halkı destekliyorum" diyeceksin.

Bunların tamamı globalizmin hayata geçişidir. MHP, eğer globalist bir parti ise zaten sözümüz olmazdı. Ancak Bahçeli, hem globalizme hizmet ediyor, hem de "milliyetçiyim" diyerek konuşuyor. Biz Bahçeli'yi bunlardan dolayı eleştiriyoruz.

Bahçeli, Büyük Ortadoğu Projesi'nde de AKP'nin yanında yer almıştır. Ve BOP'ta işlenen zulmün kabul etmese de ortağı olmuştur. 

Biz hiçbir zaman bu icraatlarda bulunan Bahçeli'yi delilsiz ithamlarla eleştirmedik.

Ne yapmışsa onları ortaya koyduk.

Bu icraatlar, değişime tabi tutulan milliyetçi bir hareketin artık globalist olduğunun ispatıdır.

Eğer MHP, globalist bir parti ise itirazımız yoktur; ancak Bahçeli  "milliyetçiyim" demeye devam etmektedir.

Şimdi ülkücü kardeşlerimize sesleniyoruz:

Siz bu Bahçeli'den ve yeni MHP hareketinden memnun musunuz?

Memnunsanız yolunuza devam ediniz. Böyle bir milliyetçilik ne ilmidir, ne de siyasidir.

Sizin anlayışınıza saygımız vardır.

Ancak biz böyle bir milliyetçilik anlayışını asla kabul edemeyiz.








Bu yazı 1,574 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları









En Çok Okunanlar