Prof.Dr.HAYDAR BAŞ

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


15 Nisan 2013
font boyutu küçülsün büyüsün

Kulluk


Pazar akşamı Trabzon’da düzenlenen Öğüt Gecesi’nde, uzun zamandır yapmak istediğimiz bir şeyi gerçekleştirme fırsatı bulduk. 
Başta Hayri Öğüt Baba’mız olmak üzere, yakın geçmişte yitirdiğimiz arkadaşlarımızı ve alperenleri hayırla yâd ettik. 
“Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor Cenab-ı Hakk. Yani, insanın varlık âlemine gelişindeki maksat Allah’ı bilmesidir. 
Kulluk gayesi ile yaratılan insandaki ruh cevheri, sahibini buluncaya kadar bu arayış ve koşusuna devam edecektir. 
Geldiği rabbine kalp yoluyla gidip, O’nun tecellilerini gönlünde seyreden insan da, O nura kavuşmuş olacaktır. 
Bir nehri bile vasıtasız geçemeyen insanın, Allah’a vasıtasız ulaşacağını düşünmek abestir. Peygamberimiz (sav) dahi Cebrail’e uyarak bunu nefsinde yaşamıştır. 
Kuran’da buyrulan, “vesileye sarılınız” (Maide Suresi: 35) emri bu gerçeğe işaret etmektedir. 
Andığımız Allah dostları ve alperenler bahsi geçen vesileye sarılarak, beden denen çamur kalıbını yırtmış ve can tende iken Cenab-ı Hakk’a vuslat ettiler. 
Yaradılışından dolayı bütün mahlûkat, seyir halinde kendini yaratana koşar. Bu koşuşun adı aslında zikirdir. 
Nitekim ayet-i kerimede, “Gökte ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı zikrederler” (Saf Suresi: 1) buyrulur. 
İhtirasları sonsuz olan insanın doyması da ancak zikir ile mümkün olacaktır. 
Sevgili Peygamberimiz (sav), “İnsanoğlunun bir vadi altını olsa ikincisini ister, iki vadi altını olsa bir üçüncüsünü ister. Onun gözünü ancak bir avuç toprak doyurur “ buyurmuştur. 
Alperenleri yâd ederken, onların hayatındaki zikir olgusunu, arayışı Hak yolunda neticelendirmenin önemini bir kez daha hatırlattık. 
Bugün ekonomik, hukuki ve toplumsal mevcut sıkıntıların temelinde yatan gerçek, fert planında insanların manevi doyumsuzlukları ve bunu sadece maddede aramış olmalarındandır. 
Bizlerin, varlığını vücuda getiren ve bütün kâinatı yoktan var eden Allah’ a ihtiyacımız sonsuz iken, O’na cebinde taşıdığı anahtarlık kadar değer vermeyen insanın huzur bulması asla mümkün değildir. 
Fert ve toplum bazında tam manası ile huzur ise ancak, O’na kavuşmakla gerçekleşebilir. 






Bu yazı 1,556 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (1)
  • Güner Kozan / 15 Nisan 2013 14:51

    Atatürk

    Sayın Haydar Baş Atatürkle ilgili yorumunuzu okdum.Vatansever biri olarak çok duygulandım Allah sizden razı olsun.Ülkemin emperyalistlerin eline geçeceği günler uzak değil.Kahrımızdan ölüyoruz.T.C yok edilmek ulus devlet ortadan kaldırılmak isteniyor bunları sizde biliyorsunuz.Hem devlet adamlığı hem Güngören belediye başkalığı yapmış biri olarak lütfen bu söyledikleriniz herkese duyurunuz.Atatürkü millete düşman ettiler.Bencede sizin dediğiniz gibi ülkemiz düşmanların saldırısı altındayken özel gönderilmiş Allahın ve Peygamberimizin sevgili kulu bence.Lütfen ülkem çok zor süreçteyken emperyalistlerin oyununa gelen hükümetin oyununu bozun bunları heryerde anlatın inanmayanlar inansın ülkemize vatanımıza cumhuriyetimize ve bize sahip çıkılsın.Size sonsuz teşekkür ederim sağolun varolun.




Bu yazarın diğer yazıları









En Çok Okunanlar