Prof.Dr.HAYDAR BAŞ

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


12 Şubat 2013
font boyutu küçülsün büyüsün

Türkiye yönünü iyi belirlemelidir


Türkiye’nin AB hayali maalesef bitmiyor. Tek bir Avrupa devleti manasına gelen Avrupa Birliği aslında büyük bir medeniyet projesidir. Hıristiyan dini etrafında birleşen devletlerin ortak bayrak, ortak para birimi ve ortak ordu ile bir bütün olmasını ifade eder. Yarım yüzyılı geçen AB serüveninde Türkiye’ye karşı ise Birlik her zaman doğruyu konuşmuştur. 
Kapıda bekletilen ülkemize, AB’nin bir Hıristiyan birliği olduğu defaatle ifade edilmiştir. Ancak ne hikmetse bu acı gerçeğin, “kimya farkı”nın dile getirilmesine karşılık, hükümetler olmayacak duaya âmin demeye devam emişlerdir. 
Öyle ki, on seneyi bitirmiş AK Partisi iktidarında, 2011 senesinde dahil olmadığımız Birliğin bakanlığı kurulmuştur. Özellikle iç siyasette yapılan değişiklikler, AB yapılmasını istiyor bahanesi ile örtülmüştür. 
Türklerin Asakirullah olmalarını ve tarih boyunca İslam dininin bayraktarlığını yapmalarını unutmayan Batı ise bizi asla birliğe üye yapmayacaktır. Çünkü Batılı devletler şahittir ki, Türkler kimliklerinden vazgeçmezler. 
Sayın Başbakan sanki on senedir kendileri tek başına karar yetkisinde değilmiş gibi, AB’den şikâyet etmiş ve Avrupa Birliği’ni gerekirse Şangay Beşlisi’ne yönelmekle bir manada tehdit etmiştir. AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı olmadığının altını çizmek gerekir. 
Yük almaya geleceklerinden bahseden Başbakan, mevcut bozuk ekonomi ile kimin yükünü nasıl alacaktır? 
Eğer yük alma kâbiliyetine ve formülüne maliksek, evvela kendi vatandaşlarımızın açlık ve işsizlik meselelerini halletmek daha doğru olmaz mı? AB ülkelerinde yeraltı kaynakları tükenmiş, nüfusu yaşlanmıştır. Ekonomik kriz günden güne büyümektedir. İşsizlik ciddi problemdir. 
Türkiye kalabalık nüfusu ile Avrupa’da dolaşım serbestîsine kavuşturulmak istenmemektedir. 
Türkiye itikadı nedeniyle reddedilirken, 40 yıla yakın bir süredir "AB bizi almaz" öngörümüz gerçekleşmiştir. 
Şanghay Beşlisi olarak anılan örgütün en önemli özelliği ise, ABD’ye karşı tek kutuplu dünyayı reddetmeleridir. Türkiye de iç siyasete, dış politikaya ABD’nin yön verdiği ortada iken ne yazık ki, bizi izlediğimiz yanlı siyaset nedeniyle Şanghay Beşlisi’ne de dahil etmezler. 
Görünen o ki,  Türkiye yine yanlış bir tercih yapmaktadır. 
Ülkemiz üzerinde hesabı olmayan, Uzakdoğu, Türk Cumhuriyetleri, İslam âlemi Türk - İslam âlemine yönelmemiz gerekir. Ancak BOP ve Arap Baharı ile kanlı yüzünü bir kez daha ortaya koyan ABD’ye bu kadar ram olmak, her sahada önümüzü kesmektedir. Yapılması gereken öncelikle tam bağımsızlık üzerine kurulu milli bir iç ve dış politikayı hayata geçirmektir.  






Bu yazı 1,442 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları









En Çok Okunanlar