Prof.Dr.HAYDAR BAŞ

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


24 Ocak 2013
font boyutu küçülsün büyüsün

Türkiye dikkat etmelidir


Türkiye terör meselesinin hallini konuşadursun, bir yandan da ülkemize gelen yabancı askerleri karşılıyoruz. Geçtiğimiz aylarda Suriye ile aramızda savaş noktasına gelen gerginlik sebebiyle NATO’dan Patriot füzeleri talep edilmişti. 
NATO yetkililerince yapılan yer çalışmalarının ardından Adana ve Kahramanmaraş’a ilk Patriot bataryaları getirildi. Tabi beraberinde yüzlerce NATO askeri ile... 
Asker sayısının 1500’e kadar çıkabileceği konuşulmaktadır. 
Türkiye genelinde 40’tan fazla noktada yer alan NATO üssü veya radar merkezinde görev yapan yabancı askerlere 1500 NATO askerini ve onların ailelerini de eklerseniz, Türkiye gerçekten de Başbakanın ifadesi ile NATO toprağı olma yolunda mesafe kat etmektedir. 
Gelen askerlerin ülkemizi terk edip terk etmeyeceği de ayrı bir konudur. 
Binlerce yabancı askerin ikamet ettiği ülkemiz toprakları eğer bu askerler farklı bir şekilde emir alıp harekete geçerse, içeriden işgal gerçekleşmiş olmayacak mı? 
Her iki şehirde de gelen Patriotlara karşı halkın protestoları vardı. 
Suriye gibi kadim bir dosta kendi kendine savaş açan, top mermileri ile sınırlarını bombalayan, ülkedeki muhalefeti destekleyen bir zihniyete karşı yapılan bir protesto. 
Zira Arap Baharı’nın mimarı ABD bile, iki yılı aşan meseleyi askıya almışken, Müslüman Türkiye Müslüman kardeşine karşı yeni silahlar ile saldırıya hazırlanıyor. 
Gerçi Malatya Kürecik’teki füze kalkanını İsrail’in güvenliği için İran’a karşı kurduğumuzdan; bu Patriotları da yine İsrail için Suriye’ye karşı yerleştirdiğimizden bahsedilmektedir. 
Patriotlar akıllara iki soruyu getiriyor... 
Birincisi, Türkiye kendi imkânları ile Suriye ile baş edemeyecek seviyede olduğu için mi NATO’dan silah ve asker desteği istemiştir? 
İkincisi, Suriye ile hangi konuda uzlaşı sağlanamamıştır ki, savaş konumuna geçilmiştir? 
Türkiye Afganistan’da, Irak’ta ABD askerlerine destek olduğuna göre yeterlilik problemi yoktur. Suriye ile belirgin bir savaş sebebi de söz konusu değildir. 
Bu şuna benzemektedir: Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na dahil olmasına neden, İngiliz donamasından kaçan Alman gemilerinin Boğaz’ın sularına girmesi ve Yavuz ile Midilli adını almasıdır. Patriotlar da “bizim görünen suni bir gerekçe” ile Türkiye’nin halkı tarafından istenilmeyen bir savaşa itilmesine neden olacaktır. 
Korkulan o ki, bu savaş Türkiye’nin parçalanmasını hızlandırabilir. 
Siyasetin bu ihtimalleri düşünerek atacağı adımlara dikkat etmesi gerekir.  






Bu yazı 1,372 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları









En Çok Okunanlar