En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
19 Ağustos 2013

Gören göze işiten kulağa



Başbakan Erdoğan, Bursa’da yaptığı konuşmada Mısır’da devlet terörü yaşandığından bahsetti.
Ve katliamı gerçekleştirenler için “Bu nasıl Müslümanlık?” diye sordu.
Erdoğan, darbe olduğu günden beri Mursi’ye sahip çıkan tek lider. Son olarak AB Dışişleri Bakanları Mısır katliamını değerlendirecekleri toplantıyı iptal ettiler.
ABD’nin sesi çıkmıyor. İngiltere, ülkedeki kiliselerin korunması çağrısından başka bir meseleye değinmedi.
Batının sessizliği, İslam coğrafyasındaki vahşete ve öldürülen Müslüman’a olan kayıtsızlıktan başka bir şey değil. Bu bildiğimiz ve beklediğimiz bir tablo.
Ancak enteresan olan Erdoğan’ın hali. Tek başına devam eden bu sesleniş acaba neden kaynaklanıyor?
Irak’ta 1.5 milyon Müslüman öldürülürken Erdoğan başbakan değil miydi?
Binlerce kadının namusu kirletilirken nerede idi? 
Ebu Garip cezaevinden, gelin ve bizi öldürün diye haykıran kadınların çığlığı o dönemde Başbakan’a ulaşmamış mıydı?
Tam tersine Irak işgaline destek verildi.
Üstelik planı saklanmayan Kürt devletinin Irak ayağı, Irak işgali sonrasında kuruldu. Burada özerk Kürdistan bölgesi ilan edildi. Irak üçe bölündü.
Acaba bu gelişmeler olurken, Iraklıların güvendiği, medet umduğu Türkiye’nin Başbakan’ı başka biri miydi?
Yine Arap Baharı’nın başlangıcında, Libya’yı bombalayan uçaklar İzmir’den kalkmadı mı? 
“NATO’nun Libya’da ne işi var” diyen Erdoğan, kısa bir süre sonra, Libya işgali için İzmir’in kullanılmasına izin verdi.
Libya bugün aşiretlere ayrılmış durumda, yani o da bölündü.
Suriye’de de aynı oyun oynanıyor. El Nusra kendi içinde bölündü, PYD ve Esad güçleri ile savaşmakta…
Böyle giderse, bölgesel güçler özerklik ilan ederek Suriye devletinin bütünlüğünü yok edecekler.
Kısaca, Türkiye’nin bugüne kadarki tavrı, ülkelerin bölünmesine ses çıkarmayan ve bu bölünmelere destek olan bir haldir.
Mısır’da ABD’nin adamı Mübarek gittiğinde, “Mursi ABD’nin değil, seçimle iş başına gelen halkın lideridir” denmişti.
Türk kamuoyunda, iktidar Mursi’nin arkasında durarak, ABD’nin güdümünde olmayan bir lidere sahip çıkıyor izlenimi oluşturuldu. Oysa Mursi, ABD vatandaşlığına geçmiş bir lider…
Bizler, ABD’ci Mübarek’in gitmesinden rahatsız olmayan iktidarın ABD’ci Mursi’nin alaşağı edilmesine itirazını, korkuya bağlıyoruz.
ABD’nin Ortadoğu’daki politikasının kaos olduğu ve Mısır’ı bölmek istediğini iktidar bilmiyor mu? 
Irak’ta, Libya’da ve Suriye’de oynanan oyunun bu ülkeleri parçalamak olduğunu iktidar bilmiyorsa bulunduğu makamdaki vasfını sorgulamalıdır.
Şurası bir hakikat ki, Irak’ta, Libya’da ve Suriye’de gerçekleştirilenler, bir benzeri ile Türkiye için de kaçınılmazdır.
Bir ay içinde Erbil’de düzenlenmesi beklenilen Kürt Ulusal Kongresi’nin gerekçesini anlatan Barzani, sözde Kürdistan’ın parçalarının Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de olduğunu ifade etti. 
İsrail, Esad’ın devrilmesinin, Yahudi asıllı Kürtler ise devlet kurup sonrasında bu devleti İsrail’e teslim etmenin hesabını yaparken acaba Türklerin bu projedeki görevi nedir? 
Üstelik demokratik açılım ile Kürtlerin önünü açan AKP, Suriye’de Esad gitsin diyerek Suriye’nin bölünmesini de hızlandırmaktadır.
Bütünlüğü bozulmuş bir Suriye, Türkiye üzerindeki planlara da zemin hazırlayacaktır.
Kısaca Ortadoğu’daki her gelişme, tarihi geçmişi yüzyıllara dayanan Müslüman devletlerin parçalanması üzerine kurulu batı senaryosudur.
Gören göze, işten kulağa bütün bunlar yeterlidir.


Bu yazı 1,604 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    29138 µs