En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
26 Temmuz 2013

Zekat, fitre, sadaka



“Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız bir sınamadır. Büyük ecir ise Allah katındadır.” (Tegabun, 15) 
Cenab-ı Hak, dünyada herkesin daha fazlasına sahip olmaya çalıştığı servet için böyle buyurmaktadır.  
İmtihan, serveti Allah’ın emir buyurduğu şekilde kullanmaktır. Bu hususta Hz. Peygamber, servetinin hakkını ödeyen kimsenin ahiretteki halini şöyle tasvir etmiştir: “Serveti ile Allah’a itaat eden ve malının hakkını ödeyen mal sahibi, kıyamet günü servetiyle beraber gelir.(Sırat Köprüsü’nden geçerken) her ne zaman sırat önüne dikilirse, malı geç, geç zira sen bende olan Allah’ın hakkını ödedin, der.” 
Yine, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Ademoğlu, ‘malım malım’ der durur. Halbuki malından senin için ancak yediğin var ki, yok olup gidiyor, giydiğin var ki eskiyip mahvoluyor ancak sadaka olarak verdiğini ebedileştiriyorsun.” (Müslim) 
Demek ki, serveti Cenab-ı Hakk’ın emrettiği şekilde kullanmak, belli bir kısmını zekât olarak vermek, Allah’ın malda gizli olan hakkını ödemektir ve ahirette hesabımızı kolaylaştıracak vesilelerdir.  
Tam tersi, cimrilikle beraber vermekten kaçınmak ise helake sebep olur. 
Cenab-ı Hak, “Onlar ki, altın ve gümüşü istif edip saklarlar, Allah uğrunda infak etmezler (zekâtlarını vermezler), işte onları elem verici azap ile müjdele.” (Tevbe, 34) diye ikaz etmiştir. Malın belli bir oranında zekât vermek farzdır. “Namazı ikame edin ve zekâtı verin” buyrulmuştur. (Bakara, 110) 
Farz olan zekâtın hikmetlerine bakarsak, 
1- Mal ve servet sevgisinin kalpte bulunması tevhidin sağlamlaşmasına manidir. Zekât bunu önler. 
2- Zekât, cimrilikten temizlenmektir.  
3- Verilen nimete bir teşekkürdür. 
Bunun yanında Ramazan ayı içinde vereceğimiz fitrelerimiz ve her zaman verilebilecek sadakalar kulu hem belalardan koruyacak, hem de malı ile ilgili ahiret hesabından emin kılacaktır. 
Zekat vermek için zenginlik şartı aranırken, sadaka vermek sadece zenginlere mahsus da değildir.  
Meşhur bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur. 
Zeyd b. Eslem’in rivayetinde Resul-i Ekrem, “Bir kuruş sadaka, yüz bin dirhem sadakadan efdaldir” buyurdu. Ashab, “Bu nasıl olur?” deyince,  “Zenginin bol miktardaki servetinden yüz bin dirhemini ayırıp vermesinin maddi hayatına tesiri olmaz. Fakirin güçlükle sağladığı iki dirhemin, başka bir şeyi olmadığı halde bir dirhemini gönül hoşluğu ile çıkarıp vermesi, Allah katında mevkiin, diğerinden daha üstün olmasını sağlar” buyurdu. (Nesai, Ebu Hureyre’den rivayetle, zekât bahsinde.)  
Cenab-ı Hak, İnsan suresinde Ehl-i Beyt’i de az olanı sadaka verdikleri için övmemiş midir? 
“Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar.” (İnsan, 8) 
İbn-i Abbas’ın rivayet ettiği hadiste, bu ayetin nüzul sebebi şöyle anlatılır: “Hz. Hasan (as) ve Hz. Hüseyin (as) küçükken hastalanmışlardı. Peygamberimiz (sav) ashabı kiramdan birkaç kişi ile torunlarını ziyarete geldiler. Bu esnada ziyaretçilerin bazıları, Ali’ye (as):  
“Ya Ali! Çocukların için bir nezir yapmak istemez misin?” dediler. Hz. Ali (as) ve Hz. Fatıma (as) da Allah’ın (c.c.) rızasını talep ve ona şükür etmek ve çocuklarının şifa bulmasını Hakk’dan niyaz etmek üzere ‘üç gün oruç tutmaya’ nezir ettiler.  
Derken çocukları hastalıktan kurtuldu. Bunlar da oruçlarını tutmaya niyet edip başladılar. Lâkin iftar için yiyecekleri yoktu. Hz. Ali (as), Hayberli Şem’un isminde bir Yahudiden üç gün iftar edebilmek için ödünç olarak üç çömlek arpa aldı. Hz. Fatıma (as) arpanın bir çömleğini öğütüp kendi adetleri kadar, yani 5 tanecik ekmek yaptı. Akşam olmuş, iftarı bekliyorlardı. O sırada bir fakir (miskin) gelip: “Esselamü aleyküm ya Muhammed Ehl-i Beyti! Ben Müslüman bir fakirim. Beni doyurunuz ki Allah da sizleri cennet sofraları ile doyursun” dedi. 
Onlar da derhal sofralarındaki ekmekleri bu fakir-i miskine ikram ettiler. Ve Hz. Ali (as) Fatıma’ya (as) hitaben: “Ey, insanların en hayırlısının kızı! Ey iman ve şerefin kemaline sahip olan Fatıma (as)! Görüyorsun ciğerleri parçalayıcı haliyle kapıda duran şu miskin, açlığını bizlere arz ederken, hal lisanıyla Allah’a naz ve niyaz etmektedir.” Hz. Fatıma (as) ise Ali’ye (as) hitaben şöyle dedi: “Ey Amcamoğlu! Emrinize amadeyim. Gerçi o miskini hoşnut edecek ve memnun kılacak bir şeye sahip değilim. Fakat umarım ki aç bir kimseyi doyurmak suretiyle hayırlı insanlardan sayılıp cennete girer ve şefaate ererim. ”       
Cümlesi bir lokma almadan sofralarındaki ekmekleri fakir-i miskine verdiler, kendileri su ile iftar ettiler. 
Ertesi gün oruçlarına devam ettiler. Fatıma (as) o gün arpanın ikinci ölçeği ile ekmek yaptı. Akşam yaklaşınca ekmeği sofraya koydular ve iftarı bekliyorlardı. Derken, kapıya bir yetim geldi:  “Esselamü aleyküm ya Muhammed Ehl-i Beyti! Ben muhacir çocuklarından bir yetimim. Babam Akabe Harbi’nde şehit oldu. Beni doyurunuz, beni doyurunuz! Allah da sizleri cennet taamları ile doyurur” dedi. 
Yine ekmeklerini yetime ikram ettiler. Ve su ile iftar ederek o akşam da aç yattılar.  
Ertesi gün Fatıma (as) üçüncü çömlekteki arpayı ekmek yaptı. Akşam olunca yine sofrayı önlerine koydukları sırada, bu sefer de kapıya bir fakir esir geldi: “Esselamü aleyküm, ey Allah’ın elçisinin (sav)  Ehl-i Beyti! Ben esirlerden biriyim. Bana ikram ediniz. Allah da sizlere cennet taamlarından ikram eylesin!” dedi.  
Bu kez de sofralarındaki yiyeceği esire ikram ettiler. 
Bu davranışları ile ilgili olarak İnsan suresinin 8. ayeti nazil oldu: “Hakiki mü’minler! Allah’a olan muhabbetlerinden dolayı kendi yiyeceklerini miskine, yetime ve esire ikram ederler.” 
Müfessirler İnsan suresinde geçen yukarıda yazdığımız ayetlerin Hz. Fatıma (as), Hz. Ali(as), Hz. Hasan (as) ve Hüseyin (as) hakkında nazil olduğunda ittifak halindedir.  
(Ehl-i sünnet Zemahşeri, Tefsir-u Keşşaf, c.4, s. 670; Sünni Vahidi, Esbab-un Nüzul, s. 251;  Sünni Şeyh İsmail Hakkı, Ruh-ul Beyan, c.10, s. 268) 
Mübarek Ramazan günlerinde Ehl-i Beyt örneğimiz olmalıdır. Onların hali ile hallenerek hem farz olan zekatlarımızı yerine ulaştırarak, hem de sadaka ve fitre vererek, malımızda gizli Allah’ın hakkını ödemeyi Cenab-ı Hak nasip eylesin…


Bu yazı 1,566 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    24013 µs