En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
4 Temmuz 2013

İşin rengi belli oluyor



ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone’nin AKP’yi ziyareti sonrası hızlanan terör gündemi, ABD’nin gelişmelere ne kadar müdahil olduğunu da göstermiştir. 
Terörle müzakere süreci, tamamen ABD senaryosudur ve Türkiye’nin Güneydoğu’su, Suriye ve İran’ın bir kısmının içine alınarak hayata geçirilecek olan Kürdistan, bölgeye adım adım yerleşen Birleşik Devletler için çok önemlidir. 
Kendi aralarında mutabık kaldıkları takvimi Türk milletinden saklayan Erdoğan, verdiği sözlerin arkasında durmayınca, önce Türk Milletinin doğal gelişen demokrasi tepkisi karşısında Batı tarafından yalnız bırakıldı. Sonrasında ise vaatlerini yerine getirmediği her an  “Neden hala yapmıyorsun?” ikazları gelmeye başladı. 
“Silahlar sussun, analar ağlamasın” sloganı, çözüme destek için en büyük sermaye idi. Ancak siyasi kanadın sürece müdahil edilmemesi, olayları yeniden alevlendirecek gibi gözüküyor. 
Acaba Erdoğan, Türk milletini hangi gerekçe ile susturabilecek? 
Barışın kalıcı olması yönünde ilk büyük gelişme, sınır ötesine geçmesi planlanan ‘aktivist’lerdir. Ancak Başbakan’dan öğrendiğimiz şekli ile bu gerçekleşmemiştir. Tam tersine siyasi kanat, üstüne düşeni yapmadığı halde “Bizim için ikinci adıma geçilmiştir ama hükümet sözlerini tutmuyor” diyerek, Erdoğan’ı yeniden sıkıştırmaya başladı. 
BDP, ‘hükümet adım at’ mitingleri ile meydanlarda yeni anayasanın yazımına müdahil olmayı bekliyor. Bu süreçte BDP, talepleri için sonuna kadar bastırmaktadır.  
Cizre ve Lice’de yaşanan gelişmeler karşısında BDP’den beklenen tepki gelmemiştir. 
Yine Cizre’de PKK’nın askeri kuvvetleri olarak tanıtılan gençlerin mezuniyet gösterisine BDP’den ses çıkmamıştır. Cizre sokaklarında yüzü maskeli kişilerin yol kesip kimlik kontrolü yapması, kalıcı barışın rengini de belli etmektedir. 
Lice Kayacık Jandarma Karakolu’nda çıkan olaylar da hükümeti köşeye sıkıştıran ayrı bir sorundur. Daha önce PKK’nın saldırı düzenlediği ve 3 jandarma erinin şehit düştüğü bu karakolun güçlendirilmesine, yeni karakol inşa edilmesin şeklinde verilen tepki, hangi barış ile izah edilebilir? 
İşin rengi hızla belli olmaktadır. 
AKP’nin, demokratik barış süreci denilen hadisede İmralı - Kandil - BDP ile yaptığı pazarlık, bizim baştan beri ifade ettiğimiz, ikaz ettiğimiz “bölünme süreci”dir. 
Ak Parti’sinin, yine Türk milletinden saklayarak, çekilme hiçbir şarta bağlı değil, kan dökülmemesi için sınırdan geçecekler beyanının da doğru olmadığı ortadadır. 
Çekilme, silahlı ve müdahalesiz geçiştir. Son adım olarak gördükleri federatif yapının silahlı kuvvetlerine hazırlıktır. Bugün bu devlet garantisi ile gerçekleştirilmektedir. 
Apo’nun serbest bırakılması barışın şartlarından biri olarak görülmektedir. 
Kısaca, koltuk sevdası ile vaat edilenler maalesef Erdoğan’ın ipini çekmiştir. 
Ya her şeyi göze alarak söz verdiklerinin arkasında duracak, Türk milletini ve devletini riske atacak, Türk milletinden sille yiyecek; ya da Türk milletinden çekinip, ABD’ye karşı duracak, ABD’den sille yiyecek. 
Basına bilerek servis edilen haberlerde, ABD’nin AB Parlamentosu’nu BM’yi ve Türkiye’yi dinlediği ortaya çıktı. Kendi dindaşına güvenmeyen Birleşik Devletler, Müslüman Erdoğan’a hiç güvenir mi? Kim bilir, hangi sırlarını ifşa etmek ile tehdit etmiştir? Hangi sözleri yapmakta geç kaldığı için?


Bu yazı 1,517 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    34335 µs