En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
2 Temmuz 2013

Müşterek paydamız Ehl-i Beyt



Tekke köyünde gerçekleştirdiğimiz programımız, ülkemizdeki Alevi-Sünni kardeşliği için verdiğimiz mücadeledeki haklılığımızı gösteren güzel bir örnek yaşattı.
Abdal Musa’yı Anma Programı’nda yaptığımız konuşmanın ardından, Trakya Üniversitesi 3’üncü sınıf öğrencisi bir genç Hüseyin Dede’ye telefonla ulaşmış.
Alevilerin çok sevdiği bir büyüğün ismini taşıyan bu genç delikanlı, isminden dolayı üniversite ortamında arkadaşları tarafından rahatsız edildiğini anlatmış.
“Arkadaşlarım devamlı surette “Sen Alevi misin, yoksa Müslüman mı? Aleviler Allah’a ve Kuran’a inanır mı? Sizler peygamber olarak Hz. Ali’yi mi yoksa Hz. Muhammed’i (sav) mi kabul ediyorsunuz?” diye sorular soruyorlar ve “bizler Alevilerin sapık ve İslam dışı bir inanışa sahip olduklarını” biliyoruz diyerek beni aşağılıyorlardı” şeklinde üniversitede yaşadığı ortamdan şikâyet etmiş. Baskı altında olduğunu ve hor görüldüğünü ifade etmiş. 
Hüseyin Dede’ye “Haydar Hoca nasıl birisidir” diye sormuş.
Hüseyin Dede de, “Aleviler Allah’a, Kuran’a, peygambere ve Ehl-i Beyt’e herkesten fazla bağlıdır. Üniversitede bu kadar baskı varsa toplumun diğer kesimlerindekini siz düşünün. Ancak Haydar Hoca sayesinde Alevi-Sünni kardeşliği sağlanabilir. Ayrımcılığın, önyargıların kalkması da buna bağlıdır. Haydar Hoca ile olmalıyız” şeklinde bizim bu konudaki çalışmalarımızın önemini anlatmış.
Sağ olsun Hüseyin Dede, Ehl-i Beyt açılımımızı tam manası ile anlamış bir kardeşimiz.
Üç yıldır devam eden Ehl-i Beyt çalışmalarımız, toplumumuzun temel meselesi olan birliğin tesisi içindir.
Alevi-Sünni ayrımı, aynı Allah’a, aynı peygambere inanan bizleri bölmekten başka bir işe yaramamıştır ve bizim davamız da bu birliğin tekrar tesisidir.
Alevi kardeşlerimiz tarafından dile getirilen hakikat, “ben Aleviyim” çıkışının dahi, Ehl-i Beyt açılımımızdan sonra yapılmaya başlandığıdır. Genç delikanlının yaşadıkları tüm canların yaşadığı kaderdir.
Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi de, Ehl-i Beyt açılımına destek vererek bu birliğin tesisine çalışacağına, oy kaybetme endişesi ile fitneyi körüklemiştir. 
Hz. Peygamber döneminde olmayan bu fitne, O’nun rıhletinden sonra ortaya atılmıştır.
Oysa Hz. Peygamberin yerine “halifemdir” diyerek bıraktığı Hz. Ali’nin yanında yer alan ilk kişiler, Hz. Peygamberin seçkin sahabeleri idi.
Hz. Osman döneminde başlayan olaylar, o tarihten beri Hz. Ali’yi sevenleri, batılda ve sapık göstermek sureti ile esasen İslam birliğini bozmayı hedeflemiştir.
Maalesef bunda da başarılı olunmuştur.
Bugün bir Sünni olarak, ısrarla Alevilerin de itikat esaslarında Sünnilerle bir olduğunu anlatmamız, onlarla bir olduğumuzu ispat içindir.
Yoksa Alevileri inandıkları değerlerden uzaklaştırarak Alevi’yi Sünni veya Sünnileri Alevi yapmak gibi bir gayemiz söz konusu olamaz.
Mezhepsel ayrılıkların, siyasi ve ideolojik kamplaşmalara zemin hazırlamasının önündeki set, bizim Ehl-i Beyt açılımımızdır. 
Türk siyasetinin de Suriye’de ortaya attığı yol bu batıl yoldur. Yıllardan beri biz bu yapılanmanın önünde durarak, Sünni-Şii ayrılığı üzerinden başlayacak bir savaşı önlemeye gayret ettik.
Ehl-i Beyt, çıkma ihtimali olan fitnenin ve savaşların halli için tek yoldur. Ümmetin tek müşterek paydası Ehl-i Beyt’tir.
İnananların tamamının bu paydayı, barış ve huzur için yaşaması ve devreye koyması şarttır.



Bu yazı 1,579 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    15554 µs