En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
25 Mart 2013

Anayasamıza ve AB'ye aykırı gidişat



Türkiye’de siyaset anlayışı ve devlet idaresi şekil değiştirmektedir. 
Adım adım getirildiğimiz nokta 100 yılı tamamlayamayan bir cumhuriyetin sonu olabilir. 
Neredeyse, hemen her maddesi sivil otorite tarafından yenilenmiş 82 anayasası, farklı maksatlar arkasına sığınılarak tekrar yazılmaktadır. 
Bölücü örgütle alt yapısı hazırlanan anayasa çalışmaları, halen yürürlükte olan anayasaya aykırı bir şekilde devam etmektedir. 
82 Anayasası Madde 1: “Türkiye Devleti bir Cumhuriyet’tir” der. 
Madde 2: “Atatürk Milliyetçiliğine bağlılığı” yazar. 
Madde 3: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” diye devam eder. 
Madde 4 ise, 1’inci, 2’nci ve 3’üncü maddelerin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini anayasal güvenceye almıştır. 
Bugün ise, yeni anayasanın siyasi kanadı, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bölünmez bütünlüğü, yıllardır bölmek isteyenlerle pazarlıktadır. Hatta fikirleri alınmadan anayasa yazımı için kalem oynamamaktadır. 
İcraatlar mevcut anayasanın 1’inci, 2’nci ve 3’üncü maddelerine aykırıdır ve anayasal suçtur. 
Bizim anayasamızı değiştirmenin derdinde olanlar belli ki, anayasal suçların farkında değiller. 
Onlara yaptıklarının “suç” olduğunu bir de pek kıymet verdikleri AB müktesebatından hatırlatalım. 
Üye devletler açısından bağlayıcı bir metin haline gelen “Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı”nın 21. maddesi: “Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, dil, din, inanç... gibi temellere dayanan her türlü ayrımcılık yasaktır” demektedir. 
Irkçı ve etnik kökene dayalı ayrımcılığın yasak olması AB içinde hukuki yaptırıma da sahiptir. 
AB’nin İşleyişi Hakkında Anlaşmanın 19. maddesinde: “Konsey, bu anlaşmanın diğer hükümlerine dokunmaksızın, ...özel yasama usullerine uygun olarak ve Avrupa Parlamentosu’nun onayını aldıktan sonra cinsiyet, ırk ve etnik köken, ...ayrımcılığına karşı mücadele etmek üzere uygun tedbirleri almak amacıyla oy birliği ile hareket edebilir” demektedir. 
Yani ırka ve etnik kökene dayalı ayrımcılık Avrupa Birliği’ne göre de suçtur. 
AB talepleri çerçevesinde Türkiye’de 36 etnik kimlikten bahsedilmektedir. 
Bu 36 farklı parça birleşerek Türkiye Devleti’ni oluşturmuştur. 
Mozaiğin 36 parçasından sadece biri Kürt kardeşlerimizdir. Laz, Çerkez, Boşnak vs. diğer parçalar da bizi biz yapan bütünün elemanlarıdır. 
Sadece Kürtlerin ezildiğinden bahsetmek ve sadece onlara anayasal haklar bahşetmek, yani etnik köken ayrımı yapmak mevcut anayasaya ve AB müktesebatına aykırıdır. 
Kaldı ki, 82 Anayasası, ırk ve etnik köken ayrımı yapmadan tüm vatandaşlarına, “vatandaş olmasından” kaynaklanan hakları sonuna kadar sunmuştur. Bu hakların kullanılmasında herkes eşittir. 
Madde 10, herkesin dil, ırk, renk, ...din, mezhep ayrımı olmadan kanun önünde eşit olduğunu yazar. 
Madde 12, Temel hak ve hürriyetleri “herkes” açısından düzenlemektedir. 
Madde 17, kişinin dokunulmazlığını; Madde 18, angarya yasağını; Madde 19, kişi hürriyeti ve güvenliğini; Madde 20, özel hayatın gizliliğini; Madde 21, konut dokunulmazlığını; Madde 22, haberleşme hürriyetini, Madde 23, yerleşme ve seyahat hürriyetini; Madde 24, din ve vicdan hürriyetini, Madde 25, düşünce ve kanaat hürriyetini “herkes” açısından düzenlemektedir. 
“Herkes”, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olan ve ben Türk’üm diyebilen “herkestir.” 
Herkes, Atatürk’ün bu devleti kurarken, seçtiği Türk üst kimliği içindeki Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Boşnak vs. herkestir. 
Bugün yeni haklara sahip olma bahanesi ile adı geçen Kürt kardeşlerimiz de bütünün içindeki herkestir. 
Ve her hakları zaten anayasal güvencededir. 
Öyleyse, mevcut anayasal düzene ve Avrupa Birliği’ne göre “suç” olan etnik ayrımcılık neden yapılmaktadır? 
Burada maksat, hak vermenin ötesinde anayasanın 3. maddesinde vurgulanan “devleti ve milleti ile bölünmez bütünlüğü” zedelemekten başka bir şey değildir. 
Bu noktada, gelişmeler karşısında sessiz kalacak her siyasi, büyük bir vebal altındadır. 

Bu yazı 1,495 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    37656 µs