En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
8 Mart 2013

Kadın hakları meselesi



Kapitalizmin hediyesi günlerden birini daha kutluyoruz. Milyonlarca insanın bir avuç insana hizmet etmesi üzerine kurulu kapitalist yaklaşım, insanlığa sunamadıklarını hak arama günlerine dönüştürmüştür. 
Yaradılıştan gelen ve insanlığı nedeniyle sahip olması gereken haklar, can, mal, namus ve yaşayabileceği bir vatan emniyeti ile din ve vicdan hürriyeti herkesin hakkıdır. 
Bunlardaki bir eksiklik, hak arama seferberliğine dönüşür. Günümüzde de bu yaşanmaktadır. 
Neredeyse yılın 365 günü ayrı bir meslek gurubunun hatta annelerin ve babaların günü olarak belirlenmiştir. İşçi Hakları Günü, Kadın Hakları Günü zannedilmemelidir ki, o günün temsilcilerine dünkünden farklı bir ayrıcalık vermektedir. 
Temelden yanlış olan bakış açısı, bu günlerde sadece göz boyamaktadır. 
Kadın hakları, tarih boyunca insanlığı meşgul etmiş bir mesele haline getirilmiştir. 
Ortaçağ Avrupa’sında kadın, Hz. Âdem’in cennetten çıkarılışına sebep olan bir günah vesilesi olarak dışlanmıştır. 
Babasının evinde bir köle muamelesi gören kadın, kocasının evinde de bu köleliğin ikinci dönemini yaşamıştır. 
Aile hayatında ne kocasının eşi, ne çocuklarının saygın annesi ve ne de evinin kadını olabilmiştir. 
Kilisenin yoğun baskısına karşı doğan Rönesans ve reform hareketleri, akla ve pozitivizme dayalı görüşleri ile felsefi bir akım olan feminizmin oluşmasına neden olmuştur. 
Bu ise, ezilen kadının adeta erkekle çatışmasının belki de doruk noktasıdır. 
Tüm bu çabalar, kadını halen aradığı hakka ve hukuka maalesef ulaştıramamıştır. 
Hatta bugünün kapitalist yaklaşımında hak arama, çalışma hürriyeti adı altında denilebilir ki, kadınlar en önemli hususiyetleri olan hayâ duygusunu kaybetmişler, ucuz bir meta gibi pazara sürülmüşlerdir. 
Kadınlar, mukaddesatı ile bağdaşmayan her türlü işte çalıştırılarak, kendi ayakları üzerinde durabilme gerekçesi ile geçimini temin etmek zorunda bırakılmıştır. 
Bugün kadının erkeklerin yaptığı işleri yapması, erkeklerin yüklendiği bir takım ağır vazifeleri yerine getirmeleri ne derece hak olarak adlandırılabilir? 
Bizce, “Kadınlara hak verilsin mi, verilmesin mi? Kadın erkek eşit midir?” gibi meseleler, kadının doğuştan getirdiği ve yaratıcısı tarafından ona bahşedilen hakları elinden alanların, yani batının meselesidir. 
Kadın, insan olmaktan kaynaklanan haklarını sonuna kadar kullanmalıdır. 
Onun, erkekle eşit olduğu konusu da tartışılması gereken bir mesele değildir. Bu elma ile armudun birbirine eşit olduğunu söylemeye benzer ki, farklı yaratılan iki unsurun birbirine eşitlenmesine imkân yoktur. 
Burada dikkat edilmesi gereken nükte, kadına yaratılışı istikametinde haklar sunmak ve özgürlüklerini yaşamasına imkân vermektir. 
Onun yaradılışındaki hususiyet, yüce ve farklı yapan sır, iç âleminde baskın olan merhamet, şefkat, anlayış ve sabır gibi vasıflarıdır. 
Kadının bu vasıfları ise en fazla anne olduğu dönemde, aile hayatında ortaya çıkar. Anne, bu özellikleri ile topluma yön verecek insanı yetiştirir. 
Bugün modern kadın olarak lanse edilen simgede, çalışma hayatının ağır çarkları arasında annelik vasfı unutturulmuştur. 
Oysa bizim inancımıza göre, babası veya evli ise eşi, kadınların her türlü ihtiyaçlarını ve geçimini temin zorundadır. 
Bu şartlarda kadınların yukarıda saydığımız vasıfları ortaya çıkacaktır. 
Dediklerimiz kadınlar çalışmasın manasına da gelmemelidir. İffetini, namusunu ve şerefini koruyabileceği bir ortamda kadınlarda çalışabilirler. 
Kadına şiddetin konuşulduğu toplumumuzda ve dünyada, bunun temel sebebi ekonomiktir. 
Oysa ne erkeğin kadına ne kadının erkeğe, ekonomik veya diğer bir sebeple baskı kurmaya hakkı yoktur. 
Bu sebeple biz, Milli Ekonomi Modeli’nde kadınlarımıza, bin Türk lirası maaş vereceğiz. 
Herhangi bir kamu kurumunda çalıştığında 4 bin TL maaş alacaktır. Bin lira maaşını da eklersek, kadınlar 5000 TL ile ihtiyaçlarını karşılayacağı ve bağımsızlığını kazanacağı bir paraya kavuşacaktır. 
İşte kadınlarımızın asıl beklediği de budur. Sosyal devlet projelerimiz içinde yer alan, evin diğer bireylerinin de alacağı maaşlar ile toplumda cinnetlerin ve boşanmaların en önemli nedeni olan ekonomik problemleri devlet eli ile halledeceğiz. 
Bağımsız Türkiye Partisi iktidarında bunu gerçekleştirebilmemiz için projelerimiz kaynaklarımız ile hazırdır. 
Ekonomik olarak esaret altında bulunan kadının hak ve hürriyetlerinden bahsetmek, kapitalist dünyada insanları kandırmaktan başka bir şey değildir. 
Bu sebeple Milli Ekonomi Modeli’nin uygulanacağı bir ekonomi anlayışı her ülkenin ve özellikle Türk kadınlarının ihtiyacıdır. 
Kadınların ekonomik bağımsızlığı için birlikte olalım, beraber olalım…  


Bu yazı 1,741 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    25489 µs