En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
15 Ocak 2013

Terör meselesinin hali



Mevcut Anayasamızın başlangıç kısmında, "Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak… Onurlu bir hayat sürdürme… Hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu" yazılıdır. Yani Türk vatandaşları arasında haklardan istifade ve özgürlüklerden yararlanma konusunda, dile, renge, etnik kimliğe dayalı bir ayrım yoktur. Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşlarına sağladığı haklardan herkesin eşit şekilde istifade edebilmesini temin eden devlettir. Ülkemizde hal böyle iken, özellikle AB sürecinde farklı etnik kimliklerin varlığı, dış güçlerin senaryolarına malzeme yapılmıştır. Bazılarına hak verme adı altında başlayan süreç, maalesef ülke evlatlarının birbirinin kanını akıttığı saldırılara sahne olmaktadır. 
Oysa Türk olan bir evladımız hangi hakka sahipse, hangi imkânlardan yararlanabiliyorsa, Kürt veya Laz veya Çerkez bir vatandaşımız da aynılarına zaten sahiptir. 
Dış mihrakların vaad ettiklerine kanarak, asla gerçekleşmeyeceği tarihle sabit gerekçelerin ardına sığınanlar, hak arama senaryolarının yerli işbirlikçileri haline gelmiştir. 
Güzel vatanımızda nerede ise bitmiş terör meselesi hortlatılmış, etnik kimliği ne olursa olsun Türk vatandaşlarının cenazeleri her gün ana haber bültenlerinin ilk sırasında yer alır olmuştur. Ekonomi ile beraber en temel sorunlarımız olan terör bahsinin halli, ülkemizi bölmek değildir elbette. Çünkü bizim parçalanmamız bize değil, başkalarına yarayacaktır. 
 Terör meselesinin halli, terör eylemlerine karışanlarla masa başı pazarlıklarla da çözülemez. Terör örgütü ile görüşmelerde bir taraf devlet, diğer taraf teröristtir. 1984'de başlayan bölücü eylemlerle mücadelemiz, geçen zamanda 30 binden fazla vatan evladına mal olmuştur. 2009'da başlatılan müzakere süreci ise terörü bitirmeye yetmemiştir. Oslo görüşmeleri ya da İmralı ile 3 yıldır gerçekleşen mektup teatisi sadece terörün yıkıcı etkilerinden istifadeyi bekleyen dış güçlerin işine yaramıştır. Dün, "teröristle masaya oturan şerefsizdir" diyenler, bugün "görüştük, yine de görüşürüz" diyebilmekte, pazarlıkların devam ettiği açıkça basın beyanlarında yer almaktadır. Türk hükümeti neyin pazarlığını yapmaktadır? Çözümüne çalışılan terör konusunun halli ise, bunun yolu pazarlık değil, Anayasada zaten var olan hakların kullanımını kolaylaştıracak, her vatandaşa ulaşmasını sağlayacak düzenlemelerdedir. 
Terörü bitirecek olan, parasızlık nedeniyle eline silahı alarak dağa çıkan gencimizin cebine para koymaktan geçiyor. 
Ülkemizde terör sıkıntısı, ekonomik problemlerle iç içe geçmiştir. Bu sebeple, biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak, "Her Türk vatandaşına vatandaşlık maaşı vereceğiz" diyoruz. 
Bu maaş, diğer sosyal devlet projeleri ile verilmesi vaad edilen maaşlarla birleşince, karnı doymadığı için devletine karşı silahlanan ve neyin müdafaasını dahi yaptığını bilmeden dağa çıkan evlatlarımız devletini "baba" görmeye başlayacaktır. 
Onun devletine karşı ayaklanmasına ses çıkaramayan ana - baba evladına müsaade etmeyecektir. 
 İlelebet var olabilmenin yolu "bir olmaktan, beraber yaşamaktan" geçiyor.  

Bu yazı 1,749 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11315 µs