En Sıcak Konular

Prof.Dr.HAYDAR BAŞ


Prof.Dr.HAYDAR BAŞ
8 Ocak 2014

Dost acı söyler



Geride bıraktığımız Aralık ayının son günlerinde Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, BM'ye gönderdiği mektupta "Türkiye hükümeti, Bab el-Hava, Fevz, Ayn el-Beyda, Hirbet el-Cuz, Reyhanlı, Gazali ve Atima bölgelerinden sistematik olarak terörist ve silah geçişlerini sağlıyor. Türkler, Suriye halkına, devlet kurumlarına ve altyapı tesislerine her gün terör saldırısı yapan grupları destekliyor" şeklinde iddialarda bulunmuştu. 
Bu iddialardan birkaç gün sonra, Hatay'da MİT eskortuyla sınırı geçmek üzere iken yakalanan TIR'ın içinden önemli miktarda silah ve mühimmat ele geçirildi. 
TIR'ın Türkmen bölgesine yardım götürdüğü iddia edilse de gideceği güzergâhta Türkmen köyü olmaması Suriye'nin Türkiye hakkındaki iddialarını doğrular mahiyette. 
Esad'ın tavrı ve yerli ve yabancı basında ard arda yer almaya başlayan deliller, adım adım Türkiye'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanma ihtimalini gündem ettirmektedir.
Türkiye'nin yargılanma ihtimali beraberinde Suriye krizinde aktif rol oynayan Başbakan Erdoğan'ın adını da zikrettirmektedir.  
Sayın Erdoğan'ın yargılanma ihtimalinin konuşulduğu bu günlere gelmeden bizler kendisini "ABD ile olan hukuku" konusunda defaatle ikaz etmiştik.
Zira ABD ile araları iyiyken icraatların eleştirilmesi hele hele uluslararası mahkemelerde yargılanma gibi bir konu inanıyoruz ki kendilerinin aklının ucundan bile geçmezdi. 
Siz, Okyanus ötesiyle barış zemininde beraberken her türlü desteği aldınız, mali problemlerin hallinde, dış politikada, iç siyasette hülasa her şeyde huzur içindeydiniz.
ABD sizin yerinize Cemaatin tavsiyelerini dinlemeye başlayınca, sizleri dinleme tenezzülünde bile bulunmadı. 
BOP'da yüzde yüz ABD menfaatlerinde eşbaşkan olarak vazife aldığınız halde, bunların hiç biri işe yaramadı. 
Yani sizleri yine sizin danışmanınızın ifadesiyle deliğe süpürdüler. O zaman anladınız ki, ABD'nin ipi ile kuyuya inilmez. Sonunda siz de tavrınızı değiştirdiniz. Esasen yapmanız gereken de baştan beri buydu. Bugün devam eden siyaset anlayışında mesele, sizin haklılığınız veya haklı olmamanız değil, ABD'nin size bakışıdır. 
Batı her zaman bunu yapar: Menfaatlerinin yanındaysanız sizi tutar aksi takdirde sizin yaşadığınız kaderi yaşatır.
Buradan hareketle sizin ciddi bir ders çıkarmanız, Suriye üzerinde oynanan bu kirli oyunları görmeniz lazımdı. Söyleyeceğiniz söz "Evet, bu oyun bana da oynandı, demek Esad'ın suçu yokmuş" olmalıdır.
Bundan sonra takınacağınız tavır, şimdiye kadar Ortadoğu'da ABD çıkarlarıyla sonuçlanan siyasetinize son vermenizdir. 
Yapmanız gereken, Türkiye'nin merkezde olduğu bir İslam dünyası birliği kurmanızdır. Bu Mustafa Kemal Atatürk'ün ömrü vefa etseydi uygulayacağı politikaydı. 
Bu politika Müslümanların tamamının yüzünü güldürecek, İslam devletlerinin de bir ve beraber olmasını doğuracak hayırlı bir sonuç olacaktır. 
Şimdi devreye konması gereken icraat budur.  
Esasen bizler zat-i âlilerinize baştan itibaren hep doğruyu konuştuk. Gelişmelerde Türk milletinin ve de devletinin menfaatlerini hesap ederek sizlere yol gösterip yardımcı olmak istedik. 
Maalesef siz bugüne kadar bunların hiç birini dinlemediniz. 
Sonunda beraber olduğunuzu zannettiğiniz insanlarla meğer sadece "kavga zemininde beraber olmuşuz" sonucuna kendiniz geldiniz. 
Biz baştan beri doğru olanı, gerçek olanı, acı olanı söyledik. 
Çünkü dost acı söyler.


Bu yazı 5,329 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2014 Dost acı söyler
    • 3 Ocak 2014 Milli irade Meclis'tedir
    • 30 Aralık 2013 Yorumsuz
    • 19 Aralık 2013 Millet kendini düzeltmelidir
    • 20 Kasım 2013 Değiştirilemeyen 82 Anayasası'na göre
    • 16 Kasım 2013 Namlu bize mi dönüyor?
    • 6 Eylül 2013 Milli bir eğitim
    • 5 Eylül 2013 CHP'nin ve MHP'nin AKP'den farkı yok!
    • 3 Eylül 2013 Yaklaşan seçim sürecinden manzaralar
    • 29 Ağustos 2013 Müslüman'ın Suriye imtihanı ve Rusya
    • 27 Ağustos 2013 Yazık, çok yazık
    • 22 Ağustos 2013 Yeni demokrasi ve değişen değerlerimiz
    • 21 Ağustos 2013 Haklı direnişin sonu kaos
    • 20 Ağustos 2013 Ehl-i Beyt'in namaza verdiği önem
    • 19 Ağustos 2013 Gören göze işiten kulağa
    • 12 Ağustos 2013 Yüksel Ablamız Hakk'a yürüdü
    • 6 Ağustos 2013 Ramazana veda ederken
    • 2 Ağustos 2013 Kadir geceniz mübarek olsun
    • 1 Ağustos 2013 İmam Muhammed Mehdi
    • 26 Temmuz 2013 Zekat, fitre, sadaka

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11511 µs